Türk ekonomisinin en köklü sektörlerinden biri olan tekstil, gelen acı haberle sarsıldı. Yıllardır binlerce kişiye istihdam sağlayan ve dünya markalarına üretim yapan tekstil devi, mali darboğazı aşamayarak resmen iflas etti. Sektör paydaşlarında şok etkisi yaratan bu karar, tekstil piyasasındaki daralmanın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye’nin ihracat şampiyonu sektörleri arasında yer alan tekstil dünyası, bugün gelen iflas haberiyle derin bir sessizliğe büründü. Uzun süredir likidite sorunları ve yükselen girdi maliyetleriyle mücadele eden, adı global pazarda kaliteyle özdeşleşmiş dev firmanın iflas talebi mahkeme tarafından onaylandı. 16 Mart 2026 itibarıyla kesinleşen bu karar, sadece şirketi değil; tedarikçilerden lojistik firmalarına kadar geniş bir ekosistemi de zor durumda bıraktı. Sektör temsilcileri, bu iflası “bir devin vedası ve sektördeki yapısal krizin en somut kanıtı” olarak nitelendiriyor.
İflas eden firmanın geçmişine bakıldığında, Avrupa ve Amerika pazarlarına yaptığı milyonlarca dolarlık ihracat dikkat çekiyordu. Özellikle “Made in Türkiye” etiketini dünya vitrinlerine taşıyan öncü kuruluşlardan biri olan şirketin üretim bantlarının durması, küresel tedarik zincirinde de boşluk yaratacak. Analistler, yükselen enerji maliyetleri, artan işçilik giderleri ve daralan dış talep kıskacındaki tekstil sektöründe, benzer ölçekteki diğer firmaların da “risk bölgesinde” olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.
İflas kararının ardından gözler, fabrikada çalışan binlerce işçinin tazminat haklarına ve alacaklıların durumuna çevrildi. İflas masasının kurulmasıyla birlikte şirketin varlıklarının satışı ve borçların tasfiyesi süreci başlayacak. Sendika temsilcileri, çalışanların haklarının korunması için sürecin takipçisi olacaklarını belirtirken, alacaklı olan fason üretim atölyeleri ve kumaş tedarikçileri de zincirleme bir iflas dalgasından endişe ediyor.
Ekonomi uzmanları, bu iflasın sektörde bir domino etkisi yaratıp yaratmayacağını tartışıyor. Özellikle düşük katma değerli üretim yapan firmaların benzer finansal darboğazlarla karşı karşıya olduğu bilinirken; bu büyüklükte bir firmanın havlu atması, bankaların tekstil sektörüne yönelik kredi iştahını da olumsuz etkileyebilir. Sektörün bu krizden çıkabilmesi için “yüksek teknolojili üretim” ve “markalaşma” vizyonuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor.
Kaynak: Haber Merkezi